BLOG

KORONAFOBİ

Tüm dünyayı etkileyen ve giderek artan ölüm haberleri ile ciddi salgın haline gelen corona virüsün size ya da sevdiklerinize bulaşma riski düşüncesinin yol açtığı endişe ve kaygı duygusu çok normal ve sağlıklı bir davranıştır.

Bu davranış psikolojik olarak sizi corona virüs enfeksiyonuna karşı önlem alamaya yönlendiren faydalı normal bir dürtüdür. Ancak bunun giderek artarak ve takıntılı bir hal alıp endişe düzeyinden korku (fobi) düzeyine çıkması istenmeyen ve ruh sağlığınızı bozan bir dürtüdür.

Bu nedenle corona virüs ile ilgili endişe ve kaygılarımızı sağlıklı bir düzeyde tutmak önemlidir. Bu düzeyi aştığımızı anlamamızın bir yolu var mıdır ve var ise bunu nasıl anlayabiliriz?

Evet, bunu anlamının bir yolu var: Eğer corona virüs ile ilgili duyduğumuz haberlerin doğrultusunda aldığımız önlemleri abartıp, günlük yaşantımızı olumsuz yönde etkileyecek hale getiriyorsak bu artık endişenin ve kaygı ötesine geçip fobiye dönüştüğünün işaretidir. Bunu bir örnekle açıklayacak olursak; dışarıda corona virüsün bulaşma riskinin olduğu kalabalık ortamlarda (alışveriş merkezleri, toplu taşıt araçları ve iş yerleri gibi) yetkili sağlık kuruluşları tarafından size yapılan öneri ve önlemleri yerine getiriyorsanız bu endişe ve kaygı düzeyinde olduğunuz gösterir. Ama siz bulaşma riskinin düşük olduğu bir yerde (ev ortamı sakin açık hava ortamı gibi) bu önlemleri (elinizi dezenfekte etmek gibi) sık sık tekrarlıyorsanız bu artık fobi düzeyindedir. Bu düzeyde gerekli psikolojik destek almazsanız daha ciddi psikolojik rahatsızlıklarla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Bu duruma düşmemek için ne gibi tedbirler almamız gerekir:

Haber kaynağınızı gözden geçirin: yetkili sağlık kuruluşları (T.C Sağlık Bakanlığı ve alt kurumları, Dünya Sağlık Örgütü) ile bağlantısı olmayan sosyal medyanın paylaştığı haberlere itibar etmeyin. Çünkü bazı haberler kötü amaçlı olup bilgi kirliliğine yol açmaktadır ve bu tür haberler toplum psikolojisini bozup korku salmayı amaçlamaktadır. Bu tür haberlere itibar etmeyiniz.

Güncel haberleri takip etmeyi sınırlayın: Gazete ve sosyal medya haberlerinin sürekli izlenmesi, sizi psikolojik düzeyde rahatsızlığa sokacak şekilde olumsuz bir döngüye sokabilir. Burada sınır ve ruhsal davranış şekilleri herkes için farklıdır. Bu nedenle nasıl hissettiğinize ve buna göre kendinizi nasıl ayarladığınıza dikkat edin.

Eğer bunaldığınızı, endişe ve kaygılarınızın arttığını hissediyorsanız, haberleri izlemeyi ve sosyal medyayı takip etmeyi bırakınız. Bırakamıyorsanız en azından bir sınırlama getirmeye çalışınız (örneğin günlük sadece yarım saat güvenilir kaynaklardan gelen haberleri izlemek ve takip etmek gibi).

Eğer haber kaynaklarınıza güvenemiyorsanız ve kendinizi sınırlayamıyorsanız, sosyal ve basılı medyadan uzak durunuz güvendiğiniz birinin paylaşımlarını dikkate alınız.

Corona virüs için alınacak tedbirleri abartmayın: Yetkili sağlık kuruluşları tarafından belirtilen temel kurallara önerilen sıklıkta uymanız ve uygulamanız sizin için yeterli olacaktır. Güvenilir olduğunu bilmediğiniz haber kaynaklarından gelen bilgileri dikkate almayın ve doktorunuza sormadan uygulamayınız. Belki de söylenen şey sizin bünyeniz için uygun olmayacak ve sağlınızı daha da bozacaktır.

Endişe ve kaygılarınızı giderin: Corona virüs ile ilgili endişe ve kaygılarınızı doktorunuza ve/veya psikoloğunuza baş vurarak gideriniz. Kafanızdaki sorulara yanıt bulamadığınız her şey endişe ve kaygıya neden olur ve devam ederse de fobi düzeyine çıkabilir. Bu nedenle erken önlem almak psikolojiniz için önem arz etmektedir. Günümüzde çok yaygın ve kontrolsüz hale gelmiş sosyal medya haberlerine ve gruplarına itibar etmeyin. Çünkü bu konuda çok fazla bilgi kirliliği var. Yetkili sağlık kuruluşlarının (yukarıda belirttiğimiz) uyarı ve önlemlerini dikkate alınız. Bu tür haberleri okumaktan ve izlemekten kendinizi alamıyorsanız, bu tür grupları terk etmeyi düşünebilirsiniz.

Endişe, kaygı, korku gibi emosyonel duygular genellikle fiziksel olarak kalp çarpıntısı, hızlı nefes alıp verme gibi belirtiler ile birliktedir. Kalabalıktan uzak açık havada yürüyüşler, meditasyon ve nefes egzersizleri bu duyguların iyileştirilmesinde yardımcı olabilir.

Sosyal bir virüs olan panik duygusunu yaymayın: Bu duygu hem sizin hem de toplumun psikolojisini değişen oranlarda olumsuz yönde etkileyecektir. Sosyal medyada paylaştıklarımıza dikkat etmeliyiz. Paylaşımlarımızı yapmadan önce doğrulamak için elimizden geleni yapalım. Topluma söylentileri yaymaktan ve gereksiz panik duygusunu pompalamaktan kaçınmak için hepimiz üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor.

Daha fazla oku...

Sağlıklı annenin ve babanın özellikleri nelerdir?

Sağlıklı çocuk yetiştiren ebeveyn:

  1. Sağlıklı aile ortamı oluşturan
  2. Çocuğun ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayan
  3. Güven veren
  4. Destekleyen
  5. Rehberlik eden
  6. Sanal alem dışında, sosyalleşmeyi destekleyen
  7. Sağlıklı sınırlar koyan kişilerdir.

Çocuğumuz 2-2,5 yaşından sonra alışveriş kuralını öğrenebilir. Çocuğumuza bunu öğretmeli, bir şey almak isteğinde aşağıdaki 3 sorunun cevabı evet olduğunda, istediği alınmalıdır.

Bir alışveriş merkezinde, 3 sorunun cevabı evet olmadan bir şey satın alınmamalıdır:

  1. İhtiyacımız var mı?
  2. Bütçemiz uygun mu? yani paramız var mı?
  3. Zamanımız var mı? (Hangisini alacağımıza karar vermek ve almak için)

Çocuklarınızın ağlayarak yaptırmak istediği şey yapılmamalıdır. Ağlayarak isteğini yaptırırsa, daha sonra isteklerini ağlayarak ifade eder. Bu durum hem sizin hem de onun için sıkıntı oluşturabilir.

“Ben çocuğumla arkadaş gibiyim” yaklaşımı doğru bir yaklaşım değildir. Onun sağlıklı ebeveyne ihtiyacı vardır.

Ona sonsuz sevgi verilmelidir. Fakat uyulması gereken kuralların ve sınırların olduğunu bilmeli ve koyulan kurallara uyulması sağlanmalıdır. Bu; her şey kural olsun demek değildir. Kurallar az olsun; ama mutlaka takip edilmelidir. Takip etmeyeceğimiz sınırlar koymamalıyız. Bizler de, aile ve toplumsal kurallara uyarak, örnek olmalıyız.

Eleştiriden uzak durmak da çok önemli hususlardan biridir. Olumluyu vurgulamak, pozitif geri bildirimler esirgenmemelidir.

Daha fazla oku...

Ruhsal sağlığı yerinde olan bir insan kimdir

Ruhsal olarak sağlıklı olmanın 5 temel ögesi

Mutluluk

Hayatı eğlenceli bulma

İnsanlar, aktiviteler ve nesnelerle ilişkide ihtiyaçlarını karşılayabilecek olasılıkları fark edebilme

Davranışlarını kontrol edebilme

Var olan sınırlılıkları tanıyabilme ve ip uçlarını kullanabilme

Ait olduğu grubun kural, gelenek ve rutinlerine yanıt verebilme

Gerçekliğin farkında olma

Etrafında ne olduğu ile ilgili olarak tam bir resim oluşturabilme

Davranışlarının iyi ya da kötü sonuçları hakkında bir duyarlılığın olması

O an yaşanan “gerçekler” ve “sanki varmış gibi görünenler” arasındaki farkı görebilme

Çalışma alanında verimlilik/etkililik

Yapabileceği işleri yeteneklerinin sınırları içinde en iyi şekilde yerine getirme

Hafif başarısızlıklarla karşılaşıldığına o işi yapıp yapamayacağı belirlenene kadar ısrarcı olma/ geri çekilmeme

Sağlıklı bir kendilik kavramı

Kendini ideallerine ulaşmaya yaklaşan ve ihtiyaçlarını gidermeye yeterli olarak görme

Stres altında iken becerikli olmaya yardım etmeye yetecek kadar kendine güven duyma


Sağlıklı kendilik; düşük anksiyete, etkin fonksiyon görme, diğer insanları kabul, aktif olarak kendini ifade etme, gerçekçi amaçlar, açıklık ve yüksek benlik saygısını içerir.


Freud’a göre seven ve çalışan insan, normaldir“.

Ginsburg ve arkadaşları ise ruh sağlığını;

  • Bir iş ve bir aile sahibi olabilme,
  • Kurum ve sosyal kurallarla çatışmadan güçlüklerle baş edebilme,
  • Yaşamdan zevk alabilme ve bunun için olan fırsatlardan yararlanma yeteneği olarak tanımlarlar.

1-Günlük üzüntü ve kaygılar ile baş edebiliyor olması. Hastalık belirtisi sayılan anksiyete, kuruntu, kuşku, üzüntü, güvensizlik, korku vb. belirtilerin olmaması.

2-Kişinin içinde yaşadığı aile, yakın ve uzak çevresiyle olumlu ve tutarlı ilişkiler içinde olması.

3-Kişinin insanlarla sevgi ve saygıya dayalı bağlar kurabilmesi.

4-Kişinin kendine güven duyması.

5-Kişinin toplumda bir yeri ve görevi olduğu duygusunu taşıması.

6-Kişinin geleceğe dönük tasarı, umut amaçları çabası olması.

7-Kişinin yeni durumlara uyabilme esnekliği olması.

8- Kişinin kendi başına kararlar alıp, savunup, uygulayabilmesi.

9- Kişinin inançları ve değerleri  olması.

10- Kişinin mesleği dışında, eğlendirici, dinlendirici ve kişiyi geliştirici uğraşlarının olması.

Daha fazla oku...

Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi, düşünce, duygu ve davranışları, konuşma ve ilişki kurma yolları ile etkileyerek değiştirme ve iyileştirmedir.

Psikoterapi TEKNİK BİR İŞTİR, belli kuramlara dayandırma vardır, belli bir metod ve vaka formülasyonu olmalıdır. Her görüşme, psikoterapi değildir.

 

Tedavi durumunun biçimi ve yapısına göre;

A-Bireysel psikoterapi

B-Grup psikoterapi

C-Psikodrama

D-Oyun psikoterapisi

E-Aile psikoterapisi

Daha fazla oku...
WhatsApp chat